#4 İz Bırakan Buğulu Bakışlar

#4 İz Bırakan Buğulu Bakışlar

İz bırakan o buğulu bakışlar ardında iz bırakacak yaralar olacağını kimse bilemezdi. Batı en çok sevdiği insanın, Raif dedenin kayboluşunu o küçük ağlamaklı gözlerinde izlemişti. Aslında ilk defa oluyordu gerçek hayatla yüzleşmesi. Sevdiklerini bir gün kaybedeceğini bilmeden yaşıyordu. İlk defa hayatın kendisini küçük ve çıplak gözleriyle seyretti. O gün sessizlik çökmüş Ferhan Hanım mutfakta bir yandan yemek yapmak için ağırdan hareket ediyor diğer yandan aklı babasında kalmış boş bakışlarla hareket ediyordu. Bulut bir kenarda televizyona dalmış. Batı ise boş ama bir o kadar da derin bakışlarla cam kenarında bahçe kapısına doğru bakıyordu.

 

  • Abi dedeme bir şey olur mu?
  • Merak etme sen dedem çok güçlü biri ikimizi birden kaldırabiliyordu hatırlasana.

Bir şey olmaz. Yorgundur sadece.

Batı derin bir iç çeker ve beklemeye koyulur.

Aradan 3-4 saat geçmiş henüz hiçbir haber yoktu. Ferhan Hanım iyice telaşlanmaya başlamış, Bulut koltukta uyuya kalmış. Batı beklemeye devam ediyordu. O sırada telefon çaldı.

  • . Alo.. Kemal sen misin? Babam iyi mi?
  • Peki ne olacak şimdi?
  • Buna da şükür Kemal ne yapalım. Tamam hadi gelince konuşuruz. Batı ile Bulut’ a da söyleyeyim rahatlasınlar.

Batı o sırada annesinin konuşmasına kulak misafiri olmuş annesinin konuşmasından biraz içi rahatlamıştı. Ferhan Hanım telefonu kapatır kapatmaz Batı hemen zıpladı üzerine.

  • Anne dedem iyiymiş dimi? Abim de söylemişti o çok güçlü biri. İkimizi birden havaya kaldırabiliyordu.
  • Evet yavrucuğum o çok güçlü biri. İyiymiş hiç bir şey yok birkaç saate geleceklermiş. Sen koş arkadaşlarınla biraz oyna dışarıda.

Bu sözler Batı’nın içini rahatlatmış evde olan sessizlik bir anda değişmiş eğlenceye dönmüştü.

Birkaç saat sonra Batı dışarıda oyun oynarken arabanın geldiğini gördü. Ve zıplaya zıplaya yüzündeki mutluluk bambaşkaydı. Babası arabadan indi Raif dede iner inmez Batı atladı üzerine.

  • Dur vre tosun düşürüceksin beni.
  • Dede sana bir şey olacak diye çok korktuk.
  • Korkma vre tosun eski toprağa bir şey olmaz
  • Batı çekil bakalım. Deden biraz içeriye gidip uzansın. Sen de çabuk geç içeri üstün başın toz içinde yarın konuşursunuz dedenle. Çabuk hadi.
  • Peki Baba. Dede sen de iyi dinlen yarın Arkası yarın hikayeleri dinleyeceğiz.
  • Tamam vre tosun hayde geç içeri.

Her şeyden habersiz Batı koştura koştura içeriye gitti.

  • Anne … Anne … dedem geldi.
  • Hoş geldin baba, nasıl oldun iyi misin şimdi? Çorba yaptım sen geç içeri dinlen ben getiririm sana.
  • Sağol kızım eksik olma.

Raif dede bir değişmiş hayata karşı daha iyimser olmuş. Hatta yüzünün şekli bile değişmiş idi. Ferhan Hanım ve Kemal Usta göz göze geldi, sanki ne olmuş der gibiydiler.  Kemal usta başını boş ver der gibi başını salladı. Ve Raif dede içeriye geçti. O sırada Bulut içerden çıktı.

  • Ne yapıyorsun vre toraman?
  • Sobanı doldurdum dede sen gelince üşüme diye.

O sırada herkesin boğazı düğümlendi.

  • Güzel oğlum benim.

Dedi Ferhan Hanım.  Bir tarafında Batı bir tarafında Bulut yukarıya evlerine doğru yürüdüler.

Ansızın yaşanan olaylar ortamı epeyce germiş, Raif dedenin gelmesiyle bahçe ve yüzler şenlenmişti. Her şey daha normale dönecekti derken Kemal usta babasını odasına uğurladı;

  • Ferhan biraz bakar mısın?
  • Hava buz gibi Kemal hadi ne diyeceksen içeri dersin.
  • Ferhan dedim!

O sırada Ferhan Hanım çocukları içeri geçirip.

  • Ne var Kemal bu kadar önemli.
  • Babam acilen sigarayı bırakması lazım Ferhan. Yoksa daha fazla yaşamayacak. Doktor dediğine göre akciğerler iflas etmiş. Sigarayı acilen bırakması lazım. Nefes alamayacak bir hale geleceğini ve ölme riski yüksek olduğunu söyledi. Haftaya cihaz bağlayacaklar düzenli nefes için mutlaka uygulanması gerekiyormuş. Durum ciddi. Ama bu yaşlı huysuz ihtiyar laftan anlamıyor.
  • Konuşalım Kemal söyleyelim durumu. Hem o da dersini almıştır zaten.
  • Bilmiyorum Ferhan durum ciddi babamı biliyorsun, laftan anlayacağını sanmıyorum. Hastanede de zaten iyiyim  ben kimsenin bana bakmasına ihtiyacım yok diyerek olay çıkardı.
  • Neyse Kemal sen bırak şimdi dinlensin. Yarın ola hayrola. Buluruz bir çaresini.

Diyerek içeri  girdiler. Yüzlerdeki tebessüm yerini boş ve sıkıntılı bakışlara bırakmıştı. O akşamın ve  sonrasını neler yaşanacağı sır gibi gecenin karanlığına gömülmüştü.

Email adresiniz açık olarak kullanıcılara paylaşılmaz. Doldurulma zorunluluğu vardır*.