#7 Döngü

#7 Döngü

 

Olayların üzerinden birkaç gün geçmiş. Pazar günü tüm aile erkenden kalkmış kahvaltı sofrasına oturmuştu. Birkaç gün önce yaşananlarla ilgili kimsenin aklında en ufak bir düşünce bile yoktu.

 

Bulut bugün ilk defa resmi futbol müsabakasına çıkacak aile de onu izlemeye gidecekti.

 

  • Bulut hazır mısın oğlum bugün gol atacak mısın bakalım?
  • Baba ben ne zaman abim gibi maçlara katılacağım?
  • Yavrum sen daha çok ufaksın, hem sen ne yapacaksın futbolu 22 kişi bir yuvarlak meşinin arkasından koşturuyor. Boş işler oğlum bunlar aklınızı çalıştırın okuyup adam olun. Sonra isterseniz yine topunuzu koşturun.
  • Amaan Kemal hep aynısın çocukların şevkini kırmasana bırak nasıl isterse olsunlar.
  • Bir şey demedik ki hanım sen de hemen iteledin. Kötü demiyorum ya adam olsunlar.
  • Tamam Kemal onlar adam olur ama daha çocuk. Senin de gençliğini bilirim ben. Söyletme şimdi çocukların yanında beni.
  • Gördünüz mü aslanlar sakın evleneyim demeyin odun gelir kafanıza.
  • Kemaaall…

 

Ferhan Hanım sofrayı toplarken Bulut hazırlanmış. Batı ile bahçede topla oynuyorlardı. O sırada Raif dede bahçede sandalyesinde oturuyordu. Bir süre sonra Batı dedesinin yanına gidip.

 

  • Dede artık arkası yarın hikayeleri dinlemiyoruz.
  • Evet kumandanım dinleyemiyoruz. Çünkü bir süredir programları yapmıyorlar.
  • O zaman sen eski arkası yarın hikayelerinden bahset olmaz mı?
  • Masal dinleyecek yaşı geçtin bre deyyuz.
  • Aman baba el kadar çocuk daha rakı masasına oturacak hali yok ya.
  • Öyle deme kızım koç bunlar koç. Sen bilmezsin bunlar ikimizi de suya götürür susuz getirir.
  • Hadi baba biz Bulut’un maçını seyretmeye gidiyoruz gelmek istersen buyur.
  • Yok Yok ben ne işim var maçta siz bakın işinize.

 

Herkes arabaya binip maça doğru yol aldılar. Gidecekleri uzaklık 40km kadardı. Güle oynaya stada doğru giderken yolun yarısını tamamlamışlardı bile. Boğaz kesen köprüsü üzerinden geçerken bir anda yola fırlayan bir araçla çarpışmışlar ve köprüden aşağıya doğru yuvarlanmışlardı. Öyledir ki üzerlerinde ki bu kadar badireden sonra yine ölüm fermanını çağırmışlardı.

Yoldan geçen arabalar ambulansı aramış ambulans vakitlice gelmiş. 4’ünü de hastaneye kaldırmışlardı. İçlerinden Ferhan Hanım ve Batı ağır yaralanmış, bir kez da gece sessizliğe bürünmüştü.

 

Kemal Usta ve Bulut tedavilerinin ardından beklemeye koyulmuşlardı. O sırada doktor Batı’nın durumunun ağır olduğunu Ferhan Hanım kendine geldiğini ancak görmelerine izin vermeyeceğini söyledi. Kemal Ustanın umutsuz bakışları yüzüne yapışmış. Bulut bir ayağı kramponsuz sessiz sessiz oturuyordu.

 

Sanırım bu gece bir önceki gecelerden daha uzun olacaktı.

 

 

Elbet bu geceyi aydınlatan bir güneş olacaktı.

Email adresiniz açık olarak kullanıcılara paylaşılmaz. Doldurulma zorunluluğu vardır*.