Gel Hele, Ben Saçmalar!

Gel Hele, Ben Saçmalar!

Aslında ne yazacağını bilmeyen bir insandan blog yazarı olmaz. Düşününce öyle ama gönül istiyor beyin göç etmiş gidiyor. Binlerce fikir, düşünce var ama satırlara dökecek bir kelime yok. Doğal olarak depresyon korkusu alıyor insanı. Kabul edemiyor nasıl yazamayacağını. Yav he he diyesim geliyor da o da olmuyor.

 

Yaklaşık olarak iki haftadır; yazmak için her oturuşumda yazamadığımı veya odaklanamadığımı görüyorum. Daha sonra da türlü bahaneler üretim yolda yürümekten vazgeçiyorum. Yok Yok pes etmek yok arkadaş.

 

Çoğumuzun temel sorunudur ya zamansızlık, bir şeyleri yetiştirecek vakit olmaması. Aslında çok haklıyız. Sistem içinde kaybolmuş yüzlerce, binlerce insandan biriyiz. Kara delik yakın düşmemek için çaba sarf ediyoruz. Özellikle İstanbul’da yaşayanlar be aga, nasıl bir eziyetteyiz? Bazen kimi insanlarla benim aldığım nefesi aldığı için kavga edesim geliyor. Sonra diyorum ki; yaf herif ne etsin sistem sürüklemiş. Sanki o isterdi burda olmak dimi?

 

Kim lan bu sistem?  Hele bak hele, sene bilirsen bu sistem kimmiş neymiş? Hangi kapikulismiş? Bilmirsen?

 

Soru, Soru, Soru. Peki sonra ne oluyor? Cevap yok. Hep soru.

 

Kimisi sistem normal, geri zekâlı olan bizleriz diyor. Kimisi de kahpe sixem.

 

Ben ne düşünüyorum; aslında varoluşun bir gerçeği olarak kabullenilmiş çaresizlik diyorum. Sıkıntılarını dile getiremeyenler, getiripte hiçbir fayda edinemeyenler. Sonuç? Hep aynı çaresizlik.

 

Hepimizin amacı mutluluk ama sonuç olarak mücadele ediyoruz. Ben yazmak için sen silmek için, o okumak için. Ne fark eder dimi? Temel de hepimizin isteği aynı huzur aynı mutluluk.

 

Peki ya 16 milyon sadece sayılı nufüs olan bir şehir de mutlu olmak nasıl bir duygu? Güzel mi? Sanırım sesler duydum duygu mu? Duygularını kaybetmiş bir şehir. Kişiye nasıl duygu verebilir? Köşe başlarında unutulmuş arkadaşlıklar. Düğün veya cenazelerde görülen akrabalıklar. Sorsan aynı şehirdeyiz. Baksan aynı havayı soluyoruz. Ama ne para ne zaman! Sistem devamlı kazanır.

 

Kiminiz ne saçmalıyor bu diyebilirsiniz. Doğrudur saçmalıyorum. Sistem saçmalıyor. Aslından saçmalayan sistem ben değilim. Biraz düşünün bugün kendinizi için ne yaptınız? Hiçbir kimsenin çıkarına dokunmadan nasıl mutlu oldunuz? Karşılıksız sadece duygu!

 

Tek isteğim varlığımla, yokluğum aynı olmasın. Var olduğum sürece bir günlüğüm olsun yok olduğum sürece günlüğüm okunsun.

 

Susma be kardeş sen sustukça baltayı senden sonra gelenler yiyiyor. Hadi sen kendini düşünmüyorsan geleceği düşün. İyi olanı destekle ama iyi olanı çıkarın için değil iyi olduğu için destekle.

 

Daha fazla uzatmadan saçmalamanın boyutları yok. En az haftada bir saçmalamak gerekir. Gerçekten saçmalamak isterseniz bir mail kadar uzağınızdayım. Üzerine düşüneceğimiz çoook saçmalıklar vardır.

 

Unutma sen istersen saçmalarsın. Saçmalarsan da çıkarsın.

 

Bu tür saçmalıklara dahil olmak isterseniz hep birlikte saçmalamak için iletişime geçebilirsiniz. 🙂

4 comments found

  1. Saçmalamak bizim işimiz kıymetli ağabeyciğim .Hayat saçmalıklardan ibaret birşey değil midir zaten ?
    Bir gün yine beraber saçmalamayı diliyorum.Güzel bir yazıydı,devamını bekliyorum.Kolay gelsin.

Email adresiniz açık olarak kullanıcılara paylaşılmaz. Doldurulma zorunluluğu vardır*.