Evet Ben Kimim?

Selam ben Chousein (Hüseyin).  20. yüzyılın başlarında Nisan ayını 14  geçe, Yunanistan’ın geniş mi geniş ovalık arazisinin bir kasabasında dünyaya geldim. Lise öğrenimimi Yunanistan’da tamamladıktan sonra Üniversite öğrenimim için İstanbul’a geldim. Üniversite öğrenimi sorunsuz bir şekilde tamamladıktan sonra, çöle düşmüş bir kutup ayısı gibiydim. Zaten sonrasında da vahayı bulmak için yola koyuldum. Kah buldum, kah bulamadım. Ancak kendimi “Hayat boyu öğrenen ve öğreten Öğretmen” olarak adlandırdım.


Bunların yanı sıra tabiki ticaretle ilgilenmek herkese farz olmuştur. Büyüklerim derdi kendini bulmak istiyorsan önce aynaya bak sonra sokağa çık. Evden her aynaya bakmadan çıktığımda herkesin bana baktığını hissetmişimdir. Öğrencilik hayatımı az yetersiz bulmuşum ki kendime artı katabilmek adına Uluslararası Ticaret okumaya da karar verdim.Fakat Anladım ki ticaret kitabın kabına bakmakla değil girişimle oluyormuş ara verip kendimle ilgili gelişimlere yöneldim.  O gün bugün vazgeçmeden girişmekteyim. En iyi olan kadar da durmayı düşünmüyorum. “Biraz iddaalı olduğumun farkındayım.” 🙂


Teknoloji alemiyle erken tanıştım. Tanıştım tanışmasına da teknolojinin atari başında Super Mario’yu yüz bin defa kazanmakla sınırlı olmadığını da anladım.  Ergenlik dönemlerimde  yüzlerce, binlerce blog  açtım – kapattım, açtım – kapattım… Çok şey denedim. Aslında çocukluktur herkesin maymun iştahlı hayalleri vardır benimkisi de öyleydi. Mesela çocukluğumu futbola verdim. 19 yıl boyunca amatör, yarı profesyonel ve bazı bazı profesyonel bir biçimde o meşin yuvarlağı koşturdum durdum. Kah güldük, kah ağladık ama ne demişler; Hızlı koşan atın boku seyrek düşermiş


Neyse bu güne kadar bir çok şeyle uğraştım v.s derken ebedi  ve yıllardır hayalini kurduğum bloguma (buraya) kavuştum. İşte burada da konsept “öğretirken, öğrenmek” bilgi ve eğlence diyerek; farklı farklı kategorilerde anlatmaya koyuldum, yani sizlere fikirlerimi, hayali arkası yarın hikayelerimi, düşüncelerimi,  anılarımı, araştırmalarımı anlatırım, anlayana sivrisinek saz, anlamayana davul zurna az… 


Müzik hayatımın hep merkezinde olmuştur. Ancak sesim de kargalara çoğunlukla yem olmuştur. 🙂   Mesela; bazen kendimi  Arabesk’e bağlarım sonra bir anda  R&B de bulurum. Ama genellikle babadan ve deden kalma müzikler dinlerim ben.  Anlayacağınız o dur ki kulağa hoş gelen her şeyi dinlerim.


Kitaplar, “eğer çok bilgi sahibi olmak istiyorsan önce çok gezmek yerine çok kitap okumak gerekir.” Gelişmek istiyorsan her türden kitaplar okumalısın. Ayrım yapmadan. Hikaye veya Öykü, Roman, Felsefe ya da Kişisel Gelişim, Psikoloji. Okumalısın ki topluma ışık tutmalısın düşüncesindeyim.


Bir de olmazsa olmazım Belgeseller. Ben  Belgesel izleyerek terapi yaparım.Özellikle uçsuz bucaksız ormanlar, çorak araziler üstünde yaşayan o hayvan imparatorluğu nasıl da eşsiz bir güzelliğe sahiptir. Bazı hayvanlara karşı korkularım olsa da hayvanlar insana ayrı bir huzur verir. Hayvanları sevelim. 🙂


Merak ettiğiniz herhangi bir şey olursa, sadece bir “Merhaba!”  diyerek “Telgraf” sayfasından bana ulaşabilirsiniz.

 

 

 


 

 

Görüşürüz !